İdareler tarafından yapılan işlemler veya eylemler nedeniyle oluşan zararların tazmini için açılan davalar, iptal davalarından farklı bir usule tabidir. Özellikle Vergi Mahkemeleri, Gelir İdaresi Başkanlığı ve kamu alacaklarının tahsiliyle ilgili davalarda, davanın ilk 30-60 gün içindeki kararlar, davanın sonucunu büyük ölçüde belirler.
Zarar Nasıl Doğdu? İlgili İşlem mi Eylem mi?
Tam yargı davasının başlangıç noktası, zararın kaynağını belirlemektir. Eğer zarar bir idari işlemden kaynaklanıyorsa, bu işlemin tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde dava açılabilir. İptal talebiyle birlikte veya iptal kararı verilmesinden sonra da dava açılabilir. Ancak zarar bir idari eylemden (örneğin, bir ihlal veya yanlışlık) kaynaklanıyorsa, doğrudan dava açmak mümkün değildir. Öncelikle ilgili idareye başvurarak zararın giderilmesini talep etmek gerekir. Bu iki durumu karıştırmak, davanın reddedilmesine yol açabilir.
Dava Açma Süreleri
Dava açma süreleri, hangi mahkemede dava açıldığına göre değişiklik gösterir. Örneğin, vergi mahkemelerinde süre, idare mahkemelerindeki genel süreden daha kısadır. Ayrıca, kamu alacağının tahsili için verilen ödeme emrine karşı açılan davalarda farklı ve daha kısa bir süre uygulanır. Özel kanunlarda farklı süreler belirtilmişse, bu özel süreler esas alınır. Başvuru yapıldığı takdirde süre durur, ancak cevap verilmemesi durumunda sürenin nasıl işlediği ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
İdareye Ön Başvuru Şartı
İdari eylemden kaynaklanan zararlarda, zararın ve eylemin öğrenildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde ilgili idareye başvurarak zararın karşılanmasını talep etmek gerekir. Bu süre, eylem tarihinden itibaren belirlenir. Bu başvuru yapılmadan dava açılırsa, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. İdareden verilen cevap veya cevap verilmemesi durumunda, dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu geçişin takvime iki ayrı satır olarak yazılması önemlidir.
Zararın Belgelenmesi
Zarar, maddi (örneğin, faturalar, sağlık giderleri) ve manevi (örneğin, moral zararı) olmak üzere ikiye ayrılır. Her bir zarar kalemine ait belgeler (fatura, ekspertiz raporu, sağlık giderleri, gelir kaybı belgeleri) tarih sırasına göre düzenlenir. Zararın, idarenin eylemiyle doğrudan bağlantılı olduğu (nedensellik bağı) açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, zararın miktarı yargılama sırasında değişebileceği dikkate alınarak, dilekçede buna uygun bir yapı tercih edilmelidir. Faiz talebi için başlangıç tarihi ve türü de belirtilmelidir.
Sık Karşılaşılan Usul Hataları
Tam yargı davalarında sık karşılaşılan usul hataları şunlardır: Görevsiz mahkemeye dava açılması, davalı idarenin yanlış gösterilmesi, harç ve posta giderlerinin süresinde ödenmemesi. Ayrıca, hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk gerekçelerinin birbirinin yerine kullanılması, davanın karmaşıklaşmasına neden olabilir. İdareye verilen savunma dilekçesine verilecek süre de genellikle gözden kaçırılır.
Önemli Not: Bu bilgiler genel usul bilgisi niteliğindedir. Zararın kaynağı, ilgili idarenin türü ve olayın tarihi, dava süresini etkileyebilir. Bu nedenle, başvuru yapmadan önce dosyanın içeriğini dikkatlice incelemek ve hukuki danışmanlık almak önemlidir.


